Alice in Wonderland is an upcoming fantasy-adventure film directed by Tim Burton. It is an extension to the Lewis Carroll novels Alice’s Adventures in Wonderland and Through the Looking-Glass. The film will use a [...]
George Lucas profesyonel araba yarışçısı olmayı düşlerken liseyi bitirdikten hemen sonra geçirdiği trafik kazası nedeniyle bundan vazgeçti ve hayatı değişti...
Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde sinema okumaya karar veren Lucas, bu dönemde çektiği kısa filmlerden biri olan THX-1138: 4EB (Electronic Labyinth) ile Amerikan Ulusal Öğrenci Filmleri Festivalinde büyük ödülü kazandı. Bunun sonucunda da Warner Brothers yapım şirketinde staja başladı.
Burada Francis Ford Coppola'nın yönettiği "Finian'ın Gökkuşağı - Finian's Rainbow" 'un (1968) çekimlerine katıldı. Coppola ile arkadaşlıkları da böylece başladı. Birlikte 1969 yılında American Zoetrope adıyla bir şirket kurdular. Yaptıkları ilk iş de THX-1138: 4EB'nin uzun metrajlı versiyonu oldu. Warner Brothers'ın finanse ettiği film gişede başarı getirmedi.
Coppola, "Baba - The Godfather (1972)" filmi için çalışmaya başlayınca George Lucas kendi şirketi olan Lucasfilm Ltd.'i kurdu.
1973'te senaryosunu yazdığı, kendi hayatından da kesitler taşıyan American Graffiti'yi yönetti. Sadece 780.000 dolar bütçe ile çekilen, 50 milyon dolar gişe yapan bu filmle Altın Küre ödülünü kazandı. En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo dahil olmak üzere 5 dalda Oscar'a aday oldu.
Aynı yıl, Flash Gordon ve Maymunlar Cehennemi'nden etkilenerek, Yıldız Savaşları'nın senaryosunu yazmaya başladı.
1975'te bu film için gerekli olan görsel efektlerin yaratılacağı ILM (Industrial Light & Magic) şirketini kurdu. Star Wars projesi birkaç stüdyo tarafından reddedilse de sonunda Twentieth Century Fox tarafından kabul edildi.
Yönettiği filmler [değiştir
Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde sinema okumaya karar veren Lucas, bu dönemde çektiği kısa filmlerden biri olan THX-1138: 4EB (Electronic Labyinth) ile Amerikan Ulusal Öğrenci Filmleri Festivalinde büyük ödülü kazandı. Bunun sonucunda da Warner Brothers yapım şirketinde staja başladı.
Burada Francis Ford Coppola'nın yönettiği "Finian'ın Gökkuşağı - Finian's Rainbow" 'un (1968) çekimlerine katıldı. Coppola ile arkadaşlıkları da böylece başladı. Birlikte 1969 yılında American Zoetrope adıyla bir şirket kurdular. Yaptıkları ilk iş de THX-1138: 4EB'nin uzun metrajlı versiyonu oldu. Warner Brothers'ın finanse ettiği film gişede başarı getirmedi.
Coppola, "Baba - The Godfather (1972)" filmi için çalışmaya başlayınca George Lucas kendi şirketi olan Lucasfilm Ltd.'i kurdu.
1973'te senaryosunu yazdığı, kendi hayatından da kesitler taşıyan American Graffiti'yi yönetti. Sadece 780.000 dolar bütçe ile çekilen, 50 milyon dolar gişe yapan bu filmle Altın Küre ödülünü kazandı. En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo dahil olmak üzere 5 dalda Oscar'a aday oldu.
Aynı yıl, Flash Gordon ve Maymunlar Cehennemi'nden etkilenerek, Yıldız Savaşları'nın senaryosunu yazmaya başladı.
1975'te bu film için gerekli olan görsel efektlerin yaratılacağı ILM (Industrial Light & Magic) şirketini kurdu. Star Wars projesi birkaç stüdyo tarafından reddedilse de sonunda Twentieth Century Fox tarafından kabul edildi.
Yönettiği filmler [değiştir
Yüzüklerin Efendisi (İng: The Lord of the Rings) J. R. R. Tolkien'ın yazdığı bir fantastik edebiyat üçlemesidir. Üçleme sırasıyla Yüzük Kardeşliği, İki Kule, Kralın Dönüşü kitaplarından oluşmaktadır.
Bu üçleme, yazarın 1937'de yayımlanan Hobbit isimli eserin devamı niteliğindedir. Bir grup insan, Hobbit, Elf ve Cücenin Tek Yüzük'ü yok etme maceraları anlatılmaktadır. Edebiyat tarihinin gelmiş geçmiş en etkileyici hikâyelerinden biridir. Yazar bu üçlemedeki karekterleri üniversite yıllarında oluşturmuş daha sonra hikâyeyi yazmıştır. Karekterlerin bazılarını oluştururken (Elfler Troller gibi) Orta Avrupa mitolojisinde geçen peri masallarından etkilenmiştir. Oluşturduğu tüm bu karakterleri aynı hikâye altında eşsiz bir hayalgücü ile birleştirmiş ve ortaya unutulmaz yapıtlardan biri çıkmıştır. Daha sonra yazılan birçok fantastik hikâye bu eserden esinlenilerek yazılmıştır.
Hikâye kısaca şöyledir; Kara Efendi olarakta bilinen Sauron kendi efendisi Melkor'un görevini tamamlamak üzere Orta Dünya'daki halkların zaafiyetinden yararlanıp Güç Yüzüklerini yaptı. Bu Güç Yüzüklerinden 3 tanesini yaratılmışların en erdemlileri olan Elf krallarına, 7 sini dağların içinde yaşayan madencilikte ve demir işçiliğinde çok becerekli olan Cüce krallarına ve 9 tanesini de yaratılmışlar içerisinde güce en düşkün olan insanlara verdi. Daha sonra Sauron bu 14 yüzüğe hükmedecek Tek Yüzük'ü yarattı. Sonra Tek Yüzük diğer Güç Yüzüklerine hükmetmeye başladı ve çok geçmeden onları etkisi altına aldı. Güç Yüzükleri sahipleri kandırıldıklarını anladı fakat iş işten geçmişti. Elfler Saurona savaş açtı Kara Lord Elflerle büyük bir savaşa girdi. Birçok Elf şehri yok oldu. Daha sonra Elf leri yenemeyeceğini anlayan Sauron bir süre saklandı( Bu kısımdaki detaylı bilgi için bkz. Sauron). Sonra tekrar Yüzükten aldığı güçle iyice güçlenen Sauron çok geçmeden Orklar, Haradrimler ve Orta Dünyanın diğer kötülüğün hizmetine girmeye hazır halklarla Orta Dünya nın tek hakimi olmak için işgale başladı. Elfler ve insanlardan oluşan ve Son İttifak olarak adlandırılan bir ordu Sauron'u durdurmayı başardı. Parmağındaki Tek Yüzük İsuldur'un eline geçti. Fakat güce düşkün olan insanlar yüzüğü yok etmedi. Daha sonra yüzük efendisine ihanet etti ve İsuldur un ölümüne sebep oldu. Bir nehrin içinde kayboldu. Böylece unutulmaması gereken değerler unutulup gitti. Aradan yüzyıllar geçti ve yüzük Shirelı bir Hobbit olan Smeagol'un eline geçti. Smeagol yüzüğü 500 yıl boyunca sakladı. Fakat yüzük çıkma zamanının geldiğini anlayınca efendisi Sauron'un çağrısına cevap verdi ve Smeagol u terketti. Yüzük yine Shirelı bir Hobbit olan Bilbo Baggins in eline geçti. Sonra yıllar boyunca Mordor'daki Barad-Dûr'da gücünü yeniden toparlayan Sauron kötülüğe hizmet eden tüm halkları yeniden birleştirerek tekrar saldırıya geçti. Sauron nun Orta Dünya yı ele geçirmesi için ihtiyacı olan tek şey Yüzük'tü. Tüm bu olanların farkında olan Ak Büyücüler'den Gandalf Elf kralı Elrond'un ülkesinde bir meclis toplamayı başararak yüzüğün yok edilmesi gerektiğine karar verdirdi. Ve böylece serüven başlamış oldu.
Bu üçleme, yazarın 1937'de yayımlanan Hobbit isimli eserin devamı niteliğindedir. Bir grup insan, Hobbit, Elf ve Cücenin Tek Yüzük'ü yok etme maceraları anlatılmaktadır. Edebiyat tarihinin gelmiş geçmiş en etkileyici hikâyelerinden biridir. Yazar bu üçlemedeki karekterleri üniversite yıllarında oluşturmuş daha sonra hikâyeyi yazmıştır. Karekterlerin bazılarını oluştururken (Elfler Troller gibi) Orta Avrupa mitolojisinde geçen peri masallarından etkilenmiştir. Oluşturduğu tüm bu karakterleri aynı hikâye altında eşsiz bir hayalgücü ile birleştirmiş ve ortaya unutulmaz yapıtlardan biri çıkmıştır. Daha sonra yazılan birçok fantastik hikâye bu eserden esinlenilerek yazılmıştır.
Hikâye kısaca şöyledir; Kara Efendi olarakta bilinen Sauron kendi efendisi Melkor'un görevini tamamlamak üzere Orta Dünya'daki halkların zaafiyetinden yararlanıp Güç Yüzüklerini yaptı. Bu Güç Yüzüklerinden 3 tanesini yaratılmışların en erdemlileri olan Elf krallarına, 7 sini dağların içinde yaşayan madencilikte ve demir işçiliğinde çok becerekli olan Cüce krallarına ve 9 tanesini de yaratılmışlar içerisinde güce en düşkün olan insanlara verdi. Daha sonra Sauron bu 14 yüzüğe hükmedecek Tek Yüzük'ü yarattı. Sonra Tek Yüzük diğer Güç Yüzüklerine hükmetmeye başladı ve çok geçmeden onları etkisi altına aldı. Güç Yüzükleri sahipleri kandırıldıklarını anladı fakat iş işten geçmişti. Elfler Saurona savaş açtı Kara Lord Elflerle büyük bir savaşa girdi. Birçok Elf şehri yok oldu. Daha sonra Elf leri yenemeyeceğini anlayan Sauron bir süre saklandı( Bu kısımdaki detaylı bilgi için bkz. Sauron). Sonra tekrar Yüzükten aldığı güçle iyice güçlenen Sauron çok geçmeden Orklar, Haradrimler ve Orta Dünyanın diğer kötülüğün hizmetine girmeye hazır halklarla Orta Dünya nın tek hakimi olmak için işgale başladı. Elfler ve insanlardan oluşan ve Son İttifak olarak adlandırılan bir ordu Sauron'u durdurmayı başardı. Parmağındaki Tek Yüzük İsuldur'un eline geçti. Fakat güce düşkün olan insanlar yüzüğü yok etmedi. Daha sonra yüzük efendisine ihanet etti ve İsuldur un ölümüne sebep oldu. Bir nehrin içinde kayboldu. Böylece unutulmaması gereken değerler unutulup gitti. Aradan yüzyıllar geçti ve yüzük Shirelı bir Hobbit olan Smeagol'un eline geçti. Smeagol yüzüğü 500 yıl boyunca sakladı. Fakat yüzük çıkma zamanının geldiğini anlayınca efendisi Sauron'un çağrısına cevap verdi ve Smeagol u terketti. Yüzük yine Shirelı bir Hobbit olan Bilbo Baggins in eline geçti. Sonra yıllar boyunca Mordor'daki Barad-Dûr'da gücünü yeniden toparlayan Sauron kötülüğe hizmet eden tüm halkları yeniden birleştirerek tekrar saldırıya geçti. Sauron nun Orta Dünya yı ele geçirmesi için ihtiyacı olan tek şey Yüzük'tü. Tüm bu olanların farkında olan Ak Büyücüler'den Gandalf Elf kralı Elrond'un ülkesinde bir meclis toplamayı başararak yüzüğün yok edilmesi gerektiğine karar verdirdi. Ve böylece serüven başlamış oldu.
Peter Jackson'ın J.R.R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi serisi ile ilk tanışması Ralph Bakshi'nin 1978 tarihli animasyon filmi ile oldu. Jackson filmden çok hoşlandı ve Yüzüklerin Efendisi ile ilgili daha fazla şey öğrenmek istedi. Daha sonra 17 yaşındayken Wellington'dan Auckland'a gittiği 12 saatlik bir tren yolculuğu sırasında kitap için hazırlanmış bir edisyonu okudu. 1995 yılında Sevimli Hayaletler filminin çekimlerini bitirdi ve sonraki projesinin Yüzüklerin Efendisi kitaplarını filme uyarlamak olmasını kararlaştırdı. Jackson ayrıca o sıralarda "neden kimsenin bu proje ile ilgilenmediğini" merak ediyordu. Eşi Fran Walsh ile birlikte, Miramax Films'in patronu Harvey Weinstein'la işbirliğine gitti ve kitapların telif haklarını 1970'li yıllardan beri elinde tutan Saul Zaentz ile görüşmeye başladı. Universal Pictures'ın Jackson'a King Kong'un yeniden çevrimi yönetmesini teklif etmesi görüşmeler geciktirdi. Weinstein bu duruma çok kızdı ve Saul Zaentz'in de The Hobbit'in film uyarlamasının dağıtım haklarını elinde bulundurmadığını, bu hakların United Artist şirketinde olduğunu öğrendi. 1996'nın Nisan ayında telif hakları sorunu hala çözülmüş değildi. Universal Pictures, 1997 yılında King Kong projesini iptal ettiğinde, Weinstein'dan destek alan Peter Jackson ve Fran Walsh, altı hafta boyunca telif haklarını satın almaya çalıştılar. Jackson ve Walsh, Costa Botes ile birlikte kitapları tekrar okuyup öykünün özetini çıkardılar. Üç ay sonra bir taslak yazdılar. Üç kitabın iki filme uyarlanması kararlaştırıldı. İlk filmin Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği, Yüzüklerin Efendisi: İki Kule'nin tümünden ve Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü'nün başlangıcından uyarlanması planlanıyordu. Kitapları okumayan Bob ve Harvey Weinstein, senaryoya hayran kaldılar. İki filmin bütçesinin 75 milyon dolar olması konusunda anlaşıldı. Jackson ve Walsh, 1997 yılının ortalarında Stephen Sinclair ile birlikte senaryoyu yazmaya başladılar. Sinclair'in eşi Philippa Boyens, kitapların büyük bir hayranıydı ve tretmanı okuduktan sonra senaryo yazım ekibine katılmaya karar verdi. Birincisi 147 ve ikinicisi 144 sayfa olan iki senaryonun yazımı 13 ile 14 ay kadar bir zaman sürdü. Sinclair, tiyatro çalışmaları nedeniyle projeden ayrılmak zorunda kaldı. Marty Katz, Yeni Zelanda'ya geldiğinde sorunlar başladı. Yeni Zelanda'da dört ay harcayan Katz, projenin maliyetinin 150 milyon dolar olması tahmin ettiğini söylediğinde, zaten 15 milyon dolar harcamış olan Miramax Films, iki film olarak gerçekleştirilmesi planlanan projeyi bir filme indirmeye karar verdi. 17 Haziran 1998 tarihinde Bob Weinstein, kitaplardan uyarlanmış iki saat süreli bir film tretmanı sundu. Jackson buna şaşırdı ve Miramax, Weta Workshop tarafından herhangi bir metnin veya işin tamamlandığını bildirdi. Jackson dört hafta boyunca Hollywood semalarından dolaştı. New Line Cinema'dan Mark Odesky ile görüşmeden önce 35 dakikalık bir video gösterdi.
Amok: (Malezyaca, gözü kara, hiddetle saldıran ve öldüren) Malezya kültüründe katletmeye yönelik çılgınlık durumunu tanımlar. Filipinler'de juramentado olarak bilinir. Cinnet halinde olma, sonuçlarını hesap edemeden şiddet kullanma durumudur. Psikoloji biliminde amok, derin bir düşünce döneminin sonrasında gelen şiddet ve bazen cinayet ile sonuçlanan atakların görüldüğü disosiyatif bir tablodur. Durum erkekler arasında yaygın ve bir hakaret sonrasında başlama eğilimindedir. Bireyde kötülüğe uğradığına ya da uğrayacağına dair sanrılar bulunmaktadır. Psikiyatride ender görülen kültüre özgü sendromlar arasında geçen "amok" durumunun Malezya kültürüne özel olabileceği ve kültüre özgü sendromlara örnek gösterilebileceği ifade edilmektedir. Bazı kaynaklar ise günümüz toplumu ve "amok" durumunun tarihsel ilişkisini tartışarak modern endüstri toplumunda da benzer bir tablonun görülebileceğini ileri sürmektedir.
Amok: (Malezyaca, gözü kara, hiddetle saldıran ve öldüren) Malezya kültüründe katletmeye yönelik çılgınlık durumunu tanımlar. Filipinler'de juramentado olarak bilinir. Cinnet halinde olma, sonuçlarını hesap edemeden şiddet kullanma durumudur. Psikoloji biliminde amok, derin bir düşünce döneminin sonrasında gelen şiddet ve bazen cinayet ile sonuçlanan atakların görüldüğü disosiyatif bir tablodur. Durum erkekler arasında yaygın ve bir hakaret sonrasında başlama eğilimindedir. Bireyde kötülüğe uğradığına ya da uğrayacağına dair sanrılar bulunmaktadır. Psikiyatride ender görülen kültüre özgü sendromlar arasında geçen "amok" durumunun Malezya kültürüne özel olabileceği ve kültüre özgü sendromlara örnek gösterilebileceği ifade edilmektedir. Bazı kaynaklar ise günümüz toplumu ve "amok" durumunun tarihsel ilişkisini tartışarak modern endüstri toplumunda da benzer bir tablonun görülebileceğini ileri sürmektedir.
Amok: (Malezyaca, gözü kara, hiddetle saldıran ve öldüren) Malezya kültüründe katletmeye yönelik çılgınlık durumunu tanımlar. Filipinler'de juramentado olarak bilinir. Cinnet halinde olma, sonuçlarını hesap edemeden şiddet kullanma durumudur. Psikoloji biliminde amok, derin bir düşünce döneminin sonrasında gelen şiddet ve bazen cinayet ile sonuçlanan atakların görüldüğü disosiyatif bir tablodur. Durum erkekler arasında yaygın ve bir hakaret sonrasında başlama eğilimindedir. Bireyde kötülüğe uğradığına ya da uğrayacağına dair sanrılar bulunmaktadır. Psikiyatride ender görülen kültüre özgü sendromlar arasında geçen "amok" durumunun Malezya kültürüne özel olabileceği ve kültüre özgü sendromlara örnek gösterilebileceği ifade edilmektedir. Bazı kaynaklar ise günümüz toplumu ve "amok" durumunun tarihsel ilişkisini tartışarak modern endüstri toplumunda da benzer bir tablonun görülebileceğini ileri sürmektedir.
Amok: (Malezyaca, gözü kara, hiddetle saldıran ve öldüren) Malezya kültüründe katletmeye yönelik çılgınlık durumunu tanımlar. Filipinler'de juramentado olarak bilinir. Cinnet halinde olma, sonuçlarını hesap edemeden şiddet kullanma durumudur. Psikoloji biliminde amok, derin bir düşünce döneminin sonrasında gelen şiddet ve bazen cinayet ile sonuçlanan atakların görüldüğü disosiyatif bir tablodur. Durum erkekler arasında yaygın ve bir hakaret sonrasında başlama eğilimindedir. Bireyde kötülüğe uğradığına ya da uğrayacağına dair sanrılar bulunmaktadır. Psikiyatride ender görülen kültüre özgü sendromlar arasında geçen "amok" durumunun Malezya kültürüne özel olabileceği ve kültüre özgü sendromlara örnek gösterilebileceği ifade edilmektedir. Bazı kaynaklar ise günümüz toplumu ve "amok" durumunun tarihsel ilişkisini tartışarak modern endüstri toplumunda da benzer bir tablonun görülebileceğini ileri sürmektedir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







